12. Sınıf Din Kültürü 5. Ünite İslam ve Barış Sayfa 79 Cevapları

Ad Blocker'ı Kaldırınız

Websitemizden sizlere daha iyi ve daha hızlı bir yayın yapabilmemiz için Lütfen Ad Blocker eklentisini kaldırarak sitemizde geziniz.

2018 12. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Özgün Yayıncılık 5. Ünite İslam ve Barış Sayfa 80 Hazırlık Çalışmaları Cevapları

12. Sınıf Din Kültürü 5. Ünite Sayfa 80 Soruları ve Cevapları

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. Kur’an-ı Kerim’den barışla ilgili bir ayet bulup defterinize yazınız.

 “Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever.” (Hucurat Suresi 9. ayet)

Bu ayet bize İslam’ın barışa önem verdiğini açıkça göstermektedir.

2. İslam dininin toplumsal barışı sağlamak için ne gibi ilkeler öngördüğünü araştırınız.

3. Yunus Emre’nin, insan sevgisi ve barışı konu alan bir şiirini bulup sınıfınızda okuyunuz.

HAK CİHANA DOLUDUR
Hak cihana doludur
Kimseler Hakk’ı bilmez
Onu sen senden iste
O senden ayrı olmaz
Dünyaya inanırsın
Rızka benimdir dersin
Niçin yalan söylersin
Çün sen dediğin olmaz
Ahret yavlak ıraktır
Doğruluk gey yaragtır
Ayrılık sarp firaktır
Hiç varan geri gelmez
Dünyaya gelen göçer
Bir bir şerbetin içer
Bu bir köprüdür geçer
Cahiller onu bilmez
Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünyaya kimse kalmaz
Yunus sözün anlarsan
Ma’nisini dinlersen
Sana bir amel gerek
Bunda kimesne kalmaz
YUNUS EMRE

4. Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız.

Atatürk bir asker olduğu halde mümkün olduğu kadar savaşın dışında kalmak isterdi. Şu sözlerinin derin anlamı vardır: “Mutlaka şu ve bu sebepler için, milleti savaşa sürüklemek taraftan değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Gerçek kanaatim şudur: Milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım, öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye savaşa girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa savaş cinayettir”.

Bu sözler, dahi bir askerin savaşın ne zaman yapılabileceğini gösteren bir ölçüsüdür. Millet hayatı tehlikeye girmedikçe, çıkarılan savaş savaş değil, cinayettir, öyleyse esas barıştır. Savaşın bir millet için ne demek olduğunu ve neler getirdiğini en acı ve açık biçimde gören, yaşayan Atatürk, büyük zaferin kazanılmasından sonra hep barışçı bir siyaset izledi.

Yurtta barış, milli birlik ve beraberliğin sonucudur. Vatandaşlar birbirlerini kırmadan, birbirlerinin hak ve özgürlüklerine saygı duyarak yaşamalıdırlar. Bu memlekette esenliği sağlar ve aslında gelişmenin, kalkınmanın ve demokrasinin de en önemli şartlarındandır.

Cihanda barış ise, devletlerin aralarındaki çekişmeleri, çeşitli anlaşmazlıkları görüşerek, anlaşarak çözümlemeleridir, insanlık ideali ancak böyle gerçekleşebilir. Devletlerarası savaşlar sadece acı, kan, gözyaşı ve felâketler getirir, kazananlar da pek çok şeylerini yitirmiş olurlar, öyleyse ancak ve ancak son çare olarak savaşa gidilmelidir. Esas olan savaş değil, barıştır. Atatürk Lozan Antlaşmasından sonra pek çok sorunu barış yolu ile çözümlemiştir.

“Barış yolunda nereden bir çağrı geliyorsa Türkiye onu can atarak karşıladı ve yardımını esirgemedi” diyen Atatürk’ün bu tutumu, Türkiye’nin dış siyasetinin temel düşüncelerinden biri oldu.

 

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Araç çubuğuna atla